28 Ocak 2017 - 19:02
Hakkın Sesini Susturmaya Kimsenin Gücü Yetmez

28Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde Türkiyeli Şiilere ait iki televizyon kanalı; On4tv ve Kanal 12’nin kapatılmasına değinerek şu hususlara dikkat çekti:

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - 28Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde Türkiyeli Şiilere ait iki televizyon kanalı; On4tv ve Kanal 12’nin kapatılmasına değinerek şu hususlara dikkat çekti:

Bismillah…

Yıllardır Türksat uydusundan yayın yapan Türkiyeli Şiilere ait iki televizyon kanalı; On4tv ve Kanal 12, 23 Ocak 2017 tarihinde KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile kapatıldı.

Bu konu hakkında birkaç noktanın halkımız tarafından bilinmesi gerekir;
1-Tc. Kanunları çerçevesinde açılmış ve yıllardır dini, kültürel, ahlaki, eğitim-öğretim, sanat ve siyaset alanında Türkçe konuşan toplumlara büyük bir zenginlik katarak yayın yapmaktadır. Kapatılması kararına sunulan gerekçelere bakıldığında ne kadar tutarsız olduğunu herkes görmektedir. Herhangi bir terör örgütü ile irtibatı, bağı olmadığı ve milli güvenlik için tehlike olmadığı herkesin malumudur.

Biz, terör örgütleriyle bağımız olmadığını isbat etmek zorunda değiliz, bağımız olduğunu iddia edenler bunu isbat etmek zorundadırlar. Aksi takdirde Allah’ın gazabından kurtulamayacaklardır.

Bütün iyi niyet ve temennilere rağmen bu kararın arkasındaki “hukuküstü bir iradenin“ olduğu belli oluyor. Bunu görememek cehalet ve basiretsizlik, görmezlikten gelmek ise hakikati gizlemektir. Biz yıllarca “anayasaüstü ve hukuküstü bu iradenin“ varlığını ve tehlikesini anlatmaya çalışıyoruz.

Anayasa ve hukuka uymanız yeterli değildir, bu anayasaüstü güce ve hukuküstü iradeye de teslim olmaya zorlanmaktayız.
2- Medyayı susturmak, basın- yayına yasak getirmek ve siteleri kapatmak bağnazlık ve farklı söz duymaya tahammülsüzlüğün göstergesidir.

Bir ülkede farklı inanç ve düşüncelere yasaklama getirmek hakim sistemin kendi ideolojisine güvenmediği, acizliği ve korkaklığının nişanesidir.

Tebliğ, irşad araç ve gereçlerini gasbetmekle hakkın tanıtılamasının engelleneceği sanılıyorsa yanılıyorlar. Hakkın sesini susturmaya kimsenin gücü yetmez.

Anayasa ve hukuk çerçevesinde sahip olunan inanç ve düşünce özgürlüğünü kısıtlayan girişimler, tek kelimeyle despotluk ve diktatörlük değil midir?

3-Ehlibeyt/Şia mektebinin varlığı, tebliği ve tanıtılmasında maddi vasıtalar, araçlar vazgeçilmez değildir. Ancak tanıtma sürecini hızlandıran vesilelerdir; biri kapanır diğeri açılır, biri susturulur Allah daha güzelini nasib eder. Bütün iradelerin üstünde olan ilahi irade devamlı hakkın yanındadır.

Bu tv.lerin kapatılması da medya aracılığı ile elde edileceklerden daha fazlasını kazandıracaktır. Şia Mektebi tarih boyunca hakim güçler tarafından yasaklama, kısıtlama ve baskılara rağmen daha da güçlenmiş ve ilerlemiştir.

Şiiliğin en büyük silahı ilim, irfan, hikmet, siyaset, dirayet, basirettir. Kur’an-Ehlibeyt birlikteliğinden doğan İslam‘ın zengin maarifini bütün dünyaya tanıtmak ise en büyük hedefidir.

Bilinmelidir ki iktidarlara yaslanmak ve onlarla işbirliği içinde olmak mektebe zarardan başka birşey kazandırmaz. İşbirliği devamlı mektebin ilkelerinden taviz vermeye sebep olacaktır, her bir taviz diğerini peşinden getirecektir.

4-Tarih boyunca mektebi ayakta tutan, diri saklayan, bütün dünyaya yayılmasını sağlayan sadece internet, medya veya diğer teknolojik araç- gereçler değildir ki gasb edilmesiyle engellenebilsin.

Bizleri izzetle ayakta tutan mektebin sütunları, ilkeleri ve esasları olmuştur, bizlere herşeyi kazandıran Ehlibeytin öğretileri olmuştur, bütün kazanımlarımız Ehlibeyt’in bereketiyledir.

Maddi kazanımlarımız mektebe birşey kazandırmamıştır ki onları kaybetmekle mekteb kaybetmiş olsun, sadece bizler eldeki vesileleri,araçları kaybetmiş oluyoruz. Ehlibeyt mektebinin bizlere ihtiyacı yoktur, bizim bu mektebe ihtiyacımız vardır. Dolayısıyla biz mekteb için fedakarlık etmeliyiz, mektebin ilkelerinin bu dünyevi kazanımlar için feda edilmeyeceği bilinmelidir.

Maddi imkanlar ve teknolojik araç- gereçler, ilkeler korunarak hakkı insanlara ulaştırmak içindir, kazanımları korumak için ilkeler çiğnenecekse bu vesile ne işe yarar?

Maddi kazanımları mekteb ile özdeştirmek mektebi tanımamak, bunları kaybetmeyi mektebin kaybetmesi veya zarar görmesi olarak algılamak mektebi anlamamak demektir. Zarar gören aydınlanmaya muhtaç olan insanlardır.

Basiretli aydınlar, mümin gençler konunun derinliğini ve önemini idrak etmeli ve geleceğe yönelik de hiç bir kaygı ve endişeye gerek olmadığı bilinmelidir. “…Fesbir, İnnel akibete lilmuttakin / Artık sabret! Akibet muttakilerindir“. Hud/49

Vesselamu aleykum ve Rahmetullahi ve Beraketuh

Rasthaber/Berlin

Ekler